Bilgi Talep Formu

STK'larda Sürdürülebilir Değer Üretimi İçin Kritik Bir Enstrüman: Araştırma..

AGS Global ailesinden Ufuk Akbal, pandemi döneminde toplum, sektör ve üyeleri yararına sürdürülebilir değer üretmeyi amaçlayan STK'lar için "araştırmanın" önemine dair yazdı.
blog image

STK’lar: Pandemi Sürecinde Kazananlar, Kaybedenler..

Türkiye, oldukça çeşitli ve mümbit bir STK eko-sistemine sahip.  Resmi verilere göre 2020 yılı sonu itibariyle ülkemizde 122 bin 311 aktif dernek bulunuyor. Sektörel derneklerden hemşehri temalı iş insanları derneklerine kadar geniş bir yelpazede  STK’larımız, üyeleri ve dolayısıyla ülke için fayda üretmeye çabalıyor.

Tüm dünya Covid-19 pandemisinin getirdiği yeni yatay ve dikey iletişim ağlarına adapte olmaya uğraşırken, elbette STK’lar da bu süreçten muaf değil. Pandemi sürecinde kapasite ve adaptasyon sorunu yaşamayan bazı STK’lar, kısa sürede dijital toplantı ortamına geçmeyi başardı ve bu yeni mecralarda üyeleriyle iletişimlerini sürdürdü. Özellikle fiziksel olarak erişilemeyen birçok kıymetli konuşmacının dijital mecralarda arz-ı endam eylemesi, STK’ları tabir-i caizse tatlı bir rekabetin içerisine sokarken, bazıları düzenledikleri ve tüm paydaşlara açtıkları dijital toplantıları ile tam anlamıyla sürecin yıldızı oldu.

Bazı STK’lar, dijital mecraları B2B heyetler ve fuarlar için de etkin şekilde kullandı ve üyelerinin zorlu ortamda ihracat yapmalarına imkan tanıdı. Böylece dünya üzerinde milyarlarca insanın eve kapanmak zorunda kaldığı bu dönemde birçok STK üyesi, kendilerine yeni bir “değer seti” öneren STK’larının faaliyetlerinden kazançlı çıktı.

Böyle zorlu bir dönemde, benim için değer üretmeyen bir STK’nın üyesi kalmaya neden devam edeyim ki?

Ancak bunların sayısının oldukça sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor.  Genel tabloya bakıldığında, eski alışkanlıkları yeni süreçte gemiyi yüzdürmeye yetmeyen birçok STK’nın büyük bir sessizliğe gömüldüğü görüldü. Bu durum, STK’ların en temel mesajı olan “üyeleri için değer üretme” ve üyeleri ile yakın temasta kalma argümanına da gölge düşürdü. Ekonomik olarak zorlu günlerde, bu kritik eşiği aşamayan STK’lar için üyeleri şu soruyu sordu: “Böyle zorlu bir dönemde, benim için değer üretmeyen bir STK’nın üyesi kalmaya hatta aidat ödeme yapmaya neden devam edeyim ki?”.

Yukarıda andığımız süreçte özellikle iş dünyası STK’ları, üyeleri için değer üretme yarışına girdi. Bazıları başardı, bazıları başaramadı.  Bir zaman sonra dijital toplantılar da yetmez oldu ve üye beklentileri şu soruda yoğunlaştı; “Sektörüm ve şirketim belirsizlik içindeyken, benim için başka hangi değeri üreteceksin, bana nasıl yol göstereceksin?”.

Bir STK Üyeleri İçin Nasıl Değer Üretebilir?  Araştırmanın Gücü..

B2B ya da B2C gibi kavramların sınırlarının belirsizleştiği, H2H yani insandan insana pazarlamanın en önemli değere dönüştüğü Covid-19 pandemisinde, neyse ki araştırma her zamankinden daha çok şey söylüyor. Covid-19 pandemisinin sektöre ve üyelerine etkilerini araştıran, araştırmaları sayesinde “öngörülebilir yol haritaları” çizen STK’lar birkaç adım öne çıkıyor. Örneğin; hane halkı evlere kapanmışken yeni oluşan mobilya tüketim alışkanlıklarını araştıran bir mobilya STK’sı ya da tüm dünyada pandemi nedeniyle yollar bomboşken yeni “mobilite” davranışlarını araştıran bir otomotiv STK’sı, ufuk açı bir enstrüman olarak araştırmadan daha çok faydalanıyor ve bu sayede üyeleri için değer üretmeyi bir sonraki adıma taşıyor.

Unutmamalı ki, araştırma sanıldığı gibi sadece markalara özgü bir enstrüman değil. STK’lar için çoğu zaman teşviklerle de desteklenen ve STK’nın amacına uygun olarak geleceği aydınlatan, aynı zamanda paydaşlarla teması sürdürülebilir kılan bir enstrüman. Aslına bakılırsa markalaşmış bir STK olmanın yolu da, araştırmaktan ve araştırma ışığında paydaşlarına yeni sözler söyleyebilmekten geçiyor. Küresel trendlerin yıkıcı etkiler ürettiği, rekabetin yeniden tanımlandığı, 10 yıllık gelişmelerin bir yıla sığdığı bu dönemde STK’lar şüphesiz araştırma enstrümanından çok daha fazla faydalanmalı.

Bir STK’nın tüm üyelerinin etrafında örgütlenmesini sağlayan bir teması var. Bu tema aslında “değerin” ta kendisi. Bu değer ise tüm değerlerin tartışmaya açıldığı bu çağda, yeni kazandığı içerik itibariyle araştırılmaya muhtaç. Gıda, makine, marka şehir, yönetim kurulunda kadın, çevre, e-ticaret… tema ne olursa olsun, bir araştırmanın “ana temasına” dönüşebilir ve “değer üreten STK” klasmanına atlamak için bir fırsat haline getirilebilir.

Şüphesiz pandeminin gölgesi bir süre sonra dünya üzerinden kalkacak. Ancak, insanlar yeni iletişim ağları perspektifinden, paydaşı olduğu eski ağlara soracak, “bu dönemde benim için ne yaptın?”.  STK’larımız için bu soruya gönül rahatlığıyla cevap vermenin yolu, “Senin için araştırdım, olmakta olanı ve geleceği anladım, doğru bir yol haritası çizdim” cümlesini kurabilmekten geçecek.

Özetle; STK’lar arasında rekabetçiliğin şartlarının yeniden tanımlandığı bu dönemin kazananı, sektörleri ya da ana temaları için “araştırmanın sunduğu sonsuz imkanlardan faydalananlar” olacak.

Ufuk AKBAL, AGS Global İçerik ve Raporlama Uzmanı

 

Siz de AGS Global'in Kamu ve STK'lar kategorisinde sunduğu araştırma çözümlerinden faydalanın, paydaş memnuniyetinizi artırın.

 

 

 

Gençlik: Algılar ve Ötesi

02 Aralık 2020 | BLOG

TVNET "Makroskop" Programına Konuk Olduk

30 Mayıs 2020 | BASINDA AGS

17. MÜSİAD Expo'da Yerimizi Aldık

25 Kasım 2018 | BÜLTEN

İş Dünyası ABD'ye Güvenmiyor

06 Şubat 2018 | BÜLTEN

MÜSİAD Çerçeve Dergisi'ne Konuk Olduk

02 Temmuz 2016 | BASINDA AGS

Hedefe ulaşmanız için sizinle çalışmaya hazırız